Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, manevi atmosferiyle dikkat çeken Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması'nın büyük finaline iştirak etti.
Konuşmasında önemli vurgular yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yüce Rabb'imizden ümidimizi hiçbir zaman yitirmeyeceğiz. Bizi çekmek istedikleri o karamsarlık sarmalına asla kapılmayacağız. Gücümüzün yettiği ölçüde kötülüklere karşı fiilen mücadele edecek, bu mümkün değilse sözümüzle karşı duracağız. Şayet buna da imkan bulamazsak, kalbimizle buğz edeceğiz. Dimdik ayakta duracak, hiçbir baskı ve korkuya boyun eğmeden hakikati cesurca dile getireceğiz. Her zaman zalimin karşısında, mazlumun yanında saf tutacağız." ifadelerini kullandı.
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni'nde bir konuşma gerçekleştiren Başkan Erdoğan, bu anlamlı final vesilesiyle katılımcıları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamanın ve bu manevi atmosferi birlikte teneffüs etmenin kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, bu kutlu mekana teşrif eden tüm konuklara "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Bugün bizlerle birlikte olan değerli hocalarımıza, hafızlarımıza, programa katılan Kur'an bülbülü kardeşlerimize ve siz kıymetli misafirlerimize en içten şükranlarımı sunuyorum. Konuşmamın hemen başında, artık son demlerini yaşadığımız, müminlerin üzerine gölgesini salan, irfan sahiplerinin gönüllerini aydınlatan Ramazan-ı Şerif'inizi en kalbi duygularımla tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.
Kalplere neşe, yuvalara huzur, sofralara bereket taşıyan bu mübarek günlerin, kardeşlik bağlarını ve karşılıklı sevgiyi daha da pekiştirmesini Yüce Allah'tan temenni ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun doruklara ulaştığı bu rahmet dolu mevsimin, ülkemiz, aziz milletimiz, İslam coğrafyasındaki kardeşlerimiz ve tüm insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu gece aynı zamanda, Yüce Allah'ın bin aydan daha hayırlı kıldığını müjdelediği Leyle-i Kadir'i de idrak etmenin manevi hazzını yaşıyoruz. İnsanlığın Kur'an-ı Kerim ile şereflendiği bu mübarek gecenin, hem milletimiz hem de İslam dünyası için bereket ve güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Semaya açılan ellerden ve arş-ı âlâya yükselen kalplerden dökülecek samimi duaların, kılınacak ibadetlerin Yüce Hak katında kabul ve makbul olmasını niyaz ediyorum."
"Başta Gazze'deki masumlar olmak üzere, gönül coğrafyamızın dört bir yanında, Ramazan'ı ve Kadir Gecesi'ni ağır koşullar altında geçirmeye çalışan tüm kardeşlerimize buradan en kuvvetli dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Şartlar ne denli çetin, zulmeden ne denli gaddar ve zulüm ne denli şiddetli olursa olsun, umudunu kaybetmeyen, metanetle, sabırla, izzet ve haysiyetle varoluş mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum."
İçinde bulunulan bu zorlu ve kasvetli dönemde özellikle bir mesaj iletmek istediğini belirten Erdoğan, "Ümitsizliğe kapılmak bizlere haram kılınmıştır. Kibirlilere ve işgalcilere boyun eğmek, zulme rıza göstermek bizlere kesinlikle yasaklanmıştır. Âlemlerin Rabb'inden ümidimizi asla kesmeyeceğiz. Bizi içine çekmek istedikleri o karamsarlık girdabına kesinlikle düşmeyeceğiz. Gücümüzün yettiği her yerde kötülüklere elimizle, yetmediği yerde dilimizle karşı koyacağız. Bunu da yapamıyorsak, en azından kalbimizle buğz edeceğiz. Dimdik duracak, hiç kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip bükülmeden hakikati gür bir sesle haykıracağız. Zalimin hasmı, mazlumun yegane dostu olacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye, Yemen'den Arakan'a kadar kalbimizin attığı, elimizin uzandığı her noktada mazlumların, masumların, kimsesizlerin, yetim ve öksüzlerin yanında olmaya inşallah devam edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Ayrıca sizlerin aracılığıyla, 81 ilimizin yanı sıra yeryüzünün dört bir köşesinde İ'la-yi Kelimetullah davasına adanmış, ilmiyle, ahlakıyla, gayretiyle ve eserleriyle ümmete hizmet eden, Fahri Kâinat Efendimiz'in bizlere emanet ettiği ve sımsıkı sarıldığımız sürece doğru yoldan sapmayacağımızı müjdelediği Kur'an ve Sünneti nesillere işleyen tüm hocalarımıza ve kardeşlerimize bu kürsüden en derin saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum."