İran Heyeti İslamabad'a Ulaştı, Gözler Kritik Görüşmelerde
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki İran müzakere heyeti, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafıyla görüşmeler gerçekleştirmek üzere Pakistan'ın başkenti İslamabad'a vardı. Geçici ateşkesin ardından bölgedeki gerginliğin düşürülmesi ve kalıcı bir barış ortamının tesis edilmesi amacıyla yapılacak bu kritik görüşmeler, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Ancak sahadaki mevcut gelişmeler ve diplomatik arenadaki çelişkili yaklaşımlar, sürecin karmaşıklığını artırıyor. Görüşmelerin amacı kalıcı bir ateşkese ulaşmak olsa da, taraflar arasındaki güven eksikliği ve farklı talepler müzakereleri zorlu bir hale getiriyor.
Müzakere Heyetinin Yapısı ve İran'ın Şartları
İran devlet televizyonundan yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Kalibaf liderliğindeki heyette Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran dini lideri Mücteba Hamaney'in Savunma Konseyi'ndeki temsilcisi Ali Ekber Ahmediyan, İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti ve bazı milletvekilleri bulunuyor. Heyet, güvenlik, siyasi, askeri, ekonomik ve hukuki komitelerden oluşmaktadır.
İran tarafı, ABD ile görüşmelere başlayabilmek için bazı ön koşulların kabul edilmesini talep ediyor. Bu koşulların detayları henüz kamuoyuna tam olarak açıklanmasa da, Tahran'ın müzakere sürecine belirli çerçevelerle yaklaştığı biliniyor.
Minab Saldırısı Kurbanları Unutulmadı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İslamabad'a yolculuğu sırasında dikkat çekici bir paylaşımda bulundu. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in ortak saldırılarında hedef alınan Minab kentindeki kız öğrenci okulunda yaşamını yitiren 168 öğrenci, öğretmen ve velinin anısına bir görsel paylaştı. Kalibaf, uçaktaki koltuklara öğrencilerin fotoğraflarının, okul çantalarının ve çiçeklerin yerleştirildiği kareyi, “Bu uçuşta benimle olan yoldaşlarım” notuyla kamuoyuna sundu. Bu jest, Minab'daki trajik olayın İran kamuoyundaki etkisini ve delegasyonun bu hassasiyeti taşıdığını gösteriyor.
Kalibaf'tan ABD'ye Güven Vurgusu: “İyi Niyetimiz Var, Güvenimiz Yok”
Tesnim Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Muhammed Bakır Kalibaf, İslamabad Havalimanı'nda gazetecilerin ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in son söylemlerine ilişkin sorularını yanıtladı. Kalibaf, “Ne yazık ki, ABD ile müzakere deneyimimiz her zaman başarısızlık ve verdikleri sözleri tutmamalarıyla sonuçlandı. Bir yıldan kısa bir süre içinde iki kez, müzakereler devam ederken İran tarafının iyi niyetine rağmen bize saldırdılar ve çok sayıda savaş suçu işlediler. İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok” ifadelerini kullanarak, ABD'ye karşı derin bir güvensizlik duyduklarını belirtti.
Kalibaf, İslamabad'daki müzakerelerde ABD tarafının gerçek bir anlaşmaya hazır olması ve İran halkının haklarını teslim etmesi durumunda, İran'ın da anlaşmaya istekli olduğunu vurguladı. Ayrıca, “Mevcut savaşta onlara şunu gösterdik; eğer müzakereleri sonuçsuz bir gösteri ve aldatma operasyonu için kullanmak isterlerse, biz de Allah'a iman ederek ve halkımızın gücüne dayanarak haklarımızı elde etmeye hazırız” şeklinde net bir duruş sergiledi.
Tarafların Talepleri ve Çelişkili Açıklamalar Süreci Zorlaştırıyor
28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan'da ilan edilen geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesi hedeflenirken, tarafların karşılıklı talepleri ve çelişkili açıklamaları barış umutlarını zayıflatıyor.
Trump'ın 15 Maddelik Teklifi
- ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan 15 maddelik teklif, İran'ın nükleer ve askeri kapasitesine yönelik sert kısıtlamalar içeriyor.
- Teklifte, İran'ın nükleer tesislerini sökmeyi, uranyum stoklarını devretmeyi ve balistik füze programını sınırlandırmayı taahhüt etmesi talep ediliyor.
- Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir ücret talep edilmeden uluslararası geçişe açılması da şartlar arasında yer alıyor.
Tahran yönetimi, bu teklifleri “egemenliğe müdahale” olarak değerlendirerek kesin bir dille reddetti.
İran'dan 10 Maddelik Karşı Hamle
- İran, ABD'nin teklifine karşılık 10 maddelik bir plan sundu.
- Bu planda saldırmazlık garantisi, yaptırımların kaldırılması, sivil nükleer programın tanınması ve dondurulan varlıkların iadesi gibi talepler öne çıktı.
- İran'ın en dikkat çeken önerilerinden biri ise, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti alınmasını öngören yeni bir düzenleme oldu.
Washington'dan Çelişkili Mesajlar ve Lübnan Anlaşmazlığı
Ateşkes sonrası ABD yönetiminden gelen farklı açıklamalar, sürecin karmaşıklığını daha da artırdı. Başkan Trump, İran'ın teklifini “mantıklı” bulduğunu belirtirken, Beyaz Saray ve Başkan Yardımcısı Vance, söz konusu talepleri “kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Bu çelişkili mesajlar, ABD'nin müzakere pozisyonuna dair belirsizlikleri derinleştirdi.
Ateşkesin kapsamı konusunda en büyük kriz, Lübnan üzerinden yaşanıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını duyururken, ABD bu iddiayı reddetti. İddialara göre, Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında yapılan görüşme sonrası Washington yönetiminin tutumunu değiştirdiği ve Netanyahu'nun baskısıyla Lübnan'ın ateşkes dışında tutulduğu öne sürüldü. Bu durum, bölgesel dinamiklerin ve aktörlerin müzakereler üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.