TBB Başkanı Aydın’dan TL’ye güven mesajı

» EKONOMİ » TBB Başkanı Aydın’dan TL’ye güven mesajı

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Bloomberg HT yayınında Gökhan Şen’in sorularını yanıtladı. TL’ye güven mesajı veren Aydın yılın kalanında iyileşme sürecinin devam edeceğini; enflasyon ve faizlerin gerileyeceğini tahmin etti. Aydın, bankacılık sektörünün sermaye artırımına ihtiyaç duymadığını, ancak geri ödeme sıkıntısı çeken bazı kredileri yüzdürdüğünü söyledi. Aydın, bankaların sorunlu kredilerin devredileceği kötü banka olarak nitelenen formülün rafa kalmadığını, ancak şu anki sorunlu kredi seviyelerine göre ihtiyaç olmadığını kaydetti. Aydın, Virgin Adaları’na verilen krediyle ilgili olarak ”Biz orada Çukurova Grubu’na kredi verdik. Krediyi de tahsil ettik. Artık riskimiz yok. 1.6 milyar dolar kredi dışında teminat verdik. Yaptığımız işlem büyük riskti. Bunun altına imza atmak mangal gibi yürek ister. Bu sürecin sağlıklı tamamlanmasıyla Turkcell yönetilebilir bir hale geldi. Krediyi verdiğim zaman Turkcell yönetim kurulu üyesi değildim. Çok sonra girdim.” dedi. Aydın görev zararıyla ilgili iddialara ise “Kamu bankaları ne görev zararı, ne de zarar ediyor. Görev zararı kavramı yanlış” cevabını verdi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Şen’in sorularını yanıtladı. Bankacılık sektörünün pandemi sırasında yüzde 35 civarında güçlü bir kredi büyümesi yaşadığını belirten Aydın ”Bu durum ekonomiye destek verdi ve dünyada büyüyen iki ülkeden biri Türkiye oldu. Bununla beraber, bu kredi büyümesinin bazı yan etkileri de oldu. Örneğin bazı kredilerin değişik tasarruf alanlarına gittiği görüldü” dedi.

“BİZ ÜÇ PARA BİRİMİYLE ÇALIŞIYORUZ”

Son 2-3 ayda finansal piyasalarda toparlanma ve ekonomik beklentilerde düzelme gördüklerini vurgulayan Aydın yılın kalanında iyileşme sürecinin devam edeceğini; enflasyon ve faizlerin gerileyeceğini tahmin etti. Aydın bankacılık sektörünün kârlılığının DİBS faizleri ve sanayi kesiminin kârlılığı ile karşılaştırıldığında yüksek olmadığını kaydetti

Pandemi döneminde Türk bankacılık sektörünün güçlü olduğu için kendilerinden ne bekleniyorsa onu yaptığını vurgulayan Aydın “Ödemeler sistemini çalışır durumda tuttuk. Mevduat toplamımız kredi toplamımızdan daha düşük. Türkiye’de tasarrufların kıt olduğu noktası gündeme geliyor. Biz sadece bireylere ve firmalara değil devlete de borç veriyoruz. Dolayısıyla ciddi düzeyde mevduat dışı kaynak kullanıyoruz. Dışarıdan hala ciddi kaynak alıyoruz. Biz üç para birimiyle çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘YABANCILAR GÜVEN ORTAMINI DAHA HIZLI GÖRDÜ’

Bankaların 2021 yılında ekonomik kaynak ihtiyacını, pasif yapısındaki gelişmeler ölçüsünde karşılamaya devam edeceğini vurgulayan Aydın ”Türkiye’nin tasarruf özkaynakları mevcut kredi talebini karşılamaya yeterli değil. Bu nedenle, yurt dışından aldığımız kaynakları TL’ye çevirdiğimiz piyasaların düzgün bir şekilde çalışması önemli. Kamu bankaları pandemi sırasında yasal limitler içinde döviz pozisyon açığı verdi. Bununla beraber şu an itibariyle bu pozisyonlar tamamen kapatıldı ve herhangi bir döviz pozisyon açığı yok. Kamu bankaları ve diğer bankalar arasında kredi müşterilerini değerlendirme bir fark yok. Bununla beraber kamu bankalarının yeniden yapılandırma faaliyetlerine daha erken başladığı söylenebilir” diye konuştu.

‘YENİ TASARRUF YAPANLAR ALTIN VE DÖVİZE GİTMİYOR’

Aydın sözlerine şöyle devam etti: “Türk Lirası kredi kullanmak için cazip bir para birimi ama tasarruf etmek için cazip olmaktan çıkmıştı, bunu düzeltmemiz lazım. Son birkaç aydır ciddi oranda yabancı girişi yaşandığını görüyoruz. Yabancılar güven ortamını yerlilerden daha hızlı gördü. Fiyatlar yüksek olabilir ama önemli olan stabilizasyonu sağlamaktır. Enflasyonla faiz arasındaki denge sağlıklı kurulduğunda orada da yatırım yapılabilir. Yeni tasarruf yapanlar altın ve dövize gitmiyor, onu görüyoruz.”

‘BANKALARIN DÖVİZ AÇIK POZİSYONU YOK’

Döviz piyasasında fiyatlamaların arz-talep dengesiyle belirten TBB Başkanı Aydın “Bizim açık pozisyon yaptığımız dönemde ülkeye döviz gelişi azalmıştı. Yasal limitleri geçtiğimiz dönemler de oldu. Bizde de diğer bankalarda da döviz açık pozisyonu kapandı. Biz o dönem arz güvenliğini sağlamaya çalıştık. Türk bankacılık sektörünün de, kamu bankalarının da döviz açık pozisyonu yoktur” diye konuştu.

‘BU DURUM GÜVENE İŞARET EDİYOR’

BDDK’nın bankalara ilişkin temettü yasağına da değinen Aydın “Yüzde 10 temettü onayı yatırımcı için önemli, bunu vermezseniz bu sektöre yatırım yapan da olmaz. Temettü izni bize duyulan güvene işaret ediyor. DİBS’in getirisi ile ortalama özkaynak karlılığı yüzde 11 seviyesinde. Peki yatırımcı niye bankaya gelsin bu durumda? Ticaret para kazanmadan yapılmaz” açıklamasında bulundu.

‘İKİNCİ YARIDA FAİZLER AŞAĞI YÖNLÜ OLACAK’

TBB Başkanı Hüseyin Aydın mevduat ve kredi faiz oranlarıyla ilgili ise şu açıklamada bulundu: “Bana yüzde 17’den para veren mevduat sahibi varken benim yüzde 15-16 faiz vermem söz konusu değil. Peki mevduat sahibine az verelim derseniz, o zaman da enflasyona bakmanız gerekiyor. Bizim 6 trilyonluk özkaynak ile daha da kredi vermemiz çok da söz konusu değil. Bankacılıkta özkaynakların büyümesi gerekiyor. 10 yılda dolar cinsi özkaynak 100 milyar dolardan 80 milyar dolara geriledi. Bunun yükselmesi lazım. Mevduatlar yüzde 17 civarında. Biz şu anda iyi firmalara yüzde 16,50 ile kredi veriyoruz. Yılın ikinci yarısında faizler aşağı yönlü olacaktır. Bu Hazine kağıtlarına da yansıyor. Uzun vadeli tahvillerde getiriler düşüyor.”

‘SERMAYE GEREKSİNİMİ YOK’

Aydın, bankacılık sektörünün sermaye artırımına ihtiyaç duymadığını, ancak geri ödeme sıkıntısı çeken bazı kredileri yüzdürdüğünü söyledi. Kredileri üç sınıfa ayırdıklarını anlatan Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: ”Kredileri üç sınıfa ayırıyoruz: İlki birinci grup krediler. Bu herhangi bir sorun yaşanmayan kredi grubu. İkinci grup kredi zaman zaman sıkıntı yaşanan kredilerdir. Bunlara yakın izleme deniyor. 40 yıldır bu işi yapıyorum bu gruptan takibe geçen kredi oranı yüzde 20’yi aşmaz. Üçüncü grupta da takibe düşen krediler var. Takipteki kredilerin yüzde 70’ine karşılık ayırdık. Ben burada bir tahsilat yaptığım zaman çifte kâr elde edeceğim. İkinci grupta ise yüzde 22’sine karşılık ayırdık. Bunların dışında da serbest karşılıklarımız var. Sektör olarak biz çok muhafazakar olduk. Bankada bütün patronlar güçlü. Bankacılıkta sermaye gereksinimi yok. Yüzdürdüğümüz krediler var, gerçekçi olalım. İş Bankası ve Ziraat Bankası hemen hemen aynı yerlerdeyiz. Dolayısıyla birimizin takip edip, diğerinin yüzdürme şansı yok. Dolayısıyla bir şirkette sorun olsa bundan haberdar oluruz.”

‘KÖTÜ BANKA UYGULAMASI PROJESİ HALA GÜNDEMDE AMA ŞU AN BÖYLE BİR ŞİRKETE İHTİYAÇ YOK’

Aydın, bankaların sorunlu kredilerin devredileceği kötü banka olarak nitelenen formülün rafa kalmadığını, ancak şu anki sorunlu kredi seviyelerine göre ihtiyaç olmadığını söyledi. Aydın, kötü banka teklifinin rafa mı kalktığı sorusuna, “Aslen rafa kalkmadı, gündemde bu. O (öneri) sektörün bütününe hitap etsin diye” cevabını verdi. Kötü banka önerisini danışman bir şirket ile çalıştıklarını ve belirli bir noktaya geldiklerini ifade eden Aydın, “Ama şu anki takipteki kredi oranları (NPL),şu anki sorunlu kredi durumu bizim böyle bir şirkete, genel bir şirkete ihtiyacımız olmadığını gösteriyor. Şu anda böyle bir gereksinim duymuyoruz” dedi. Aydın bankaların tek başlarına veya gruplar halinde böyle bir fonu kurabileceklerini ifade ederek, “Ama kursak olur mu? Olur. Bizim bankalar olarak ayrı ayrı da kurabiliriz, üçlü olarak da kurabiliriz, kamu ile birlikte kurabiliriz. Bankacılık sektörü ayrı kurabilir. Burada ehem ile mühimi ayırmak lazım. Stratejik sektörde olanlara destek vermek lazım. Batıda bunun net uygulamaları var” dedi.

’19 BİN 750 TL NET MAAŞ ALIYORUZ’

TBB Başkanı Aydın basında Ziraat Bankası’nda verilen maaşlara ve görev zararı yazıldığına ilişkin yapılan haberlere ise “Ben ve yönetim kurulu üyeleri 19 bin 750 lira net maaş alırız. 4 tane de ikramiye alırız. Burada basında iddia edilen suçlamalarda birçok kesintiyi dikkate almamışlar. Biz limitsiz kredi kartı da vermiyoruz. O eskidendi. Yönetim kurulu üyelerinin toplam kredi kartları harcamaları 39 bin 406 lira. Bu iddialara arkadaşlarımız çok üzüldü, çok sert ifadeler kullanıldı. Biz de yönetemedik süreci, özür dileriz. Kamu bankaları ne görev zararı, ne de zarar ediyor. Görev zararı kavramı yanlış” cevabını verdi.

‘MANGAL GİBİ YÜREK İSTERDİ’

Son dönemde Ziraat Bankası ile ilgili çok konuşulan bir başka konu ise Virgin Adaları’na verilen krediydi. Aydın bu krediyle ilgili iddialara şu şekilde açıklık getirdi: ”Bizim Virgin Adaları’nda kredi verdiğimiz şirketin Çukurova yani CFI’ın Turkcell’de dolaylı payı vardı. 2014’te yılında kredi verdik. Paraya sıkışınca Turkcell hisselerini rehin verdi. Biz orada Çukurova Grubu’na kredi verdik. Biz CFI’dan olan krediyi de tahsil ettik. Artık riskimiz yok. Krediyi verirken de krediyi kapatırken de kamuoyunda olumlu tepki aldık. 1,6 milyar dolar kredi dışında teminat verdik. Yaptığımız işlem büyük riskti. Bunun altına imza atmak mangal gibi yürek ister. Bu sürecin sağlıklı tamamlanmasıyla Turkcell yönetilebilir bir hale geldi.Krediyi verdiğim zaman Turkcell yönetim kurulu üyesi değildim. Çok sonra girdim.”

‘FUTBOLDA GELİR DEĞİL GİDER SORUNU VAR’

Aydın futbol kulüplerinin kredi borcuyla ilgili sorulan soruya ise “Kulüplere kredileri Türkiye Bankalar Birliği şapkası altında örgütlüyoruz. Futbol kredilerinde önceki yapılandırmada vade uyumlu değildi. Gelen gelirlerin yüzde 50’sini kulüplere bırakacağız, kalanı biz alacağız. Kulüplerle tamamen mutabakat sağlanmış durumda. Mali kontrol bizim elimizde ama kulüpleri tamamen biz yönetmiyoruz. Yarışmacı takımlar 40-50 milyon Euro’luk takımlar kuruyor. Ama gelirler böyle kalırsa bu büyüklükte takımlar kurulamayacak. Türkiye’de futbolda gelir sorunu yok gider sorunu var. Bir kulübe el konulacak duruma geleceğimizi düşünmüyorum.”