‘İngilizcem neredeyse bir İngiliz gibi!’

» DÜNYA » ‘İngilizcem neredeyse bir İngiliz gibi!’

Ünlü işletmeci Nusret Gökçe, geçtiğimiz ay Londra’nın merkezine yeni restoranını açmıştı. Instagram hesabından 40 milyon takipçisi bulunan Gökçe, son paylaştığı videoda sevenlerine İngilizce seslendi. Londra’nın her zaman büyük rüyası olduğunu ifade eden Gökçe, yabancı diliyle ilgili “İngilizcem neredeyse bir İngiliz gibi!” ifadelerini kullandı

Tuzlama hareketi ile adını tüm dünyada duyuran Nusret Gökçe, sosyal medya hesabından yayınladığı fotoğraflarla adından söz ettirmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz ay İngiltere’nin başkenti Londra’da açtığı yeni restoranındaki yüksek fiyatlar nedeniyle eleştirilen 38 yaşındaki Gökçe, 40 milyon takipçisinin bulunduğu Instagram’dan yeni bir paylaşımda bulundu.

Nusret Gökçe, yayınladığı videoda bu kez hayranlarına İngilizce seslendi. Gökçe, paylaşımında “Londra hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Londra her zaman benim büyük rüyamdı. Londra’yı çok seviyorum, çok farklı ve tıpkı bir altına benziyor.” ifadelerini kullandı.

Nusret Gökçe, “İngilizcen nasıl?” sorusuna ise “İngilizcem neredeyse bir İngiliz gibi!” yanıtını verdi. Ünlü işletmecinin İngilizce konuştuğu anlar sosyal medyada gündem oldu.

Öte yandan geçtiğimiz haftalarda Gökçe’nin eski çalışanları tarafından açılan davayı kaybettiği bildirilmişti.
İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre; New York’taki mekanında çalışan eski garsonları, Nusret’i bahşişlerine el koymakla suçladı. Bu duruma itiraz ettiklerinde ise kovuldular. Çalışanların açtığı tazminat davası sonucu mahkeme Nusret’i haksız buldu. Ünlü işletmecinin, 230 bin dolar (2 milyon 136 bin TL) ödemesine karar verildi.

Süleyman Küçür, Onur Usluca, Yunus Delimehmet ve Batuhan Yunkuş “Bahşişlerimize el koydu, bize mobbing uyguladı, sonra da haksız yere işten çıkardı!” iddiasıyla 2019’da Nusret Gökçe’ye dava açmıştı.

Nusret’in eski çalışanları ABD basınına verdiği röportajda şunları söylemişti:

Nusret, New York’taki şubesinden günde 130 bin dolar ciro yapıyor. Bize maaş ve bahşişler olmak üzere haftalık 2 bin dolar ödüyordu. Ama bunun ne kadarının bahşiş olduğunu gizliyordu. Sorduğumuzda cevap vermiyordu. Nusret bize diktatör gibi davranıyordu. Bize ‘Benim adım Nusret, ben ne dersem o olur’ diye bağırıyordu.

Sürekli izlediği ‘Scarface’ (Yaralı Yüz) filminin etkisindeydi. Kendini o filmdeki mafya babası Tony Montana sanıyordu. O havalarda dolaşıyordu.

Nusret çıkan haberlerden sonra şu açıklamayı yaptı:

Arkadaşlarımın emeğinin karşılığına zerre kadar dokunma ihtimalim aklımın ucundan geçmez. Kul hakkı en büyük hassasiyetim, hayattaki tek korkum ve kırmızı çizgimdir. Bu şirket değerli çalışanlarıyla buralara gelmiştir. Benim terazimde yanlış olmaz. En büyük korkum yanlış anlaşılmaktır.

Nusret Gökçe, 1983 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Ailesinin maddi sebepleri nedeniyle Darıca Faik Şahenk Ortaokulu’nu 6. sınıfta bırakmak zorunda kaldı.

Bostancı’daki kasaplar çarşısında yoğun bir şekilde çalışarak kasaplık mesleğini öğrendi. Yoğunluktan bazı günlerde 18 saat çalışmak zorunda kaldığını söyleyen Nusret, 2009’da Arjantin’e giderek dünya mutfağında neler olduğunu gözlemledi. Üç ay boyunca çiftliklerde kaldı, restoranlarda ve kasaplarda gezerek dünyada kasaplığın nasıl olduğunu incelediğini ifade etti.

Ardından 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Burada da sadece işinde profesyonelliği öğrenmek için New York’un dört ünlü restoranında ücretsiz olarak çalıştı ve ABD’de yaptığı bir menü, New York Times’da yayınlandı.

Nusret’in, New York, Londra, Miami, Doha, Dubai ve Mykonos’ta mekanları bulunuyor.

  • “22 YIL ÖNCE”
  • 'BİR HAYALİM DAHA GERÇEK OLDU'
    ‘BİR HAYALİM DAHA GERÇEK OLDU’